ŞUBAT - MART 2023

 

    Selamlaar,

    Ülkece bizi derinden sarsan deprem gerçeğini hem şehrimde hem kalbimde hissetmem nedeni ile Şubat ayında pek bir şey yapamadığım malumunuzdur. O yüzden Martta yaptıklarımı da ekleyerek ancak bir yazı elde edebildim.

    NELER OKUDUM?

    - Emine Buzkan Kaynak - Şah - ı Mar: Netflix'te diziyi izleyince merak edip kitabını da temin edip okudum. Kafamı dağıtmam gerektiği için 'ağır bir şey okumamalıyım dönemi kitabı' oldu. Dizi temelde kitabı esas alsa da farklı karakterler ve senaryo akışında çeşitli farklılıklar mevcut. Tabi ki muhteşem bir eser değil ama dizi ile merak saldı iseniz bir boşlukta ele alınabilir.

    - Alain De Botton - Aşk Üzerine: Canımın içi Botton'ın kurgu üzerinden aşk anlayışını okumak 💜 Bu kitapta doludizgin başlayan, dibine kadar yaşayan, sonunda da ölen bir aşkı Botton'ın gözünden okuyoruz. Ve tabi ki biri bittikten sonra başka aşkın mümkün olduğu kapanışı ile kapağı kapatıyoruz. Botton'ın ilişki tespitleri yoluma hep ışık tutar, altını çize çize okuduğum muazzam bir kitap. Buraya alıntı seçmekte zorlandığı kitaplardan.

"Âşık olmak, biraz körleşmek pahasına da olsa başka insanların eksikliklerini görmeyi anlık bir dürtüyle askıya almaktan kaynaklanıyor olamaz mı?"

"İnsanlar eşit oldukları, her iki tarafın da eşit düzeyde özveride bulunmaya hazır olduğu ilişkilere girmeli."

"Karşımızdaki kişiden genelde tasarılarla değil, rastlantılar sayesinde etkileniriz."

"Nesnel bir bakış açısıyla hiçbir sorunu yoktu; ama insan ne zaman nesnel olarak âşık olur ki?"

"Birbirimiz hakkında bildiklerimizden dolayı birbirimize artık sahip olduğumuzu sanıyorduk."

"Etrafımızda bizim neye benzediğimizi gösteren birileri olmadığı sürece, kendi benliğimizi tümüyle kavrayamayız."

"Bütün kararlar zor geldiğinde, bir karar alınmaz."

    - Alain De Botton - Aşk Dersleri: Bu kitapta ise Botton yine kurgu üzerinden başlayan, evlilik olarak devam eden bir ilişkiyi ele alıyor. Ki bence bu kitap daha çarpıcı idi. Çünkü başlayan ve biten ilişkiler hepimizin malumu, bunları analiz etmek de daha kolay. Ama evlendikten sonra bir ilişkiyi sürdürme zorluğunu bu kadar net tespitler ile suratımıza çarptığı için sert bir kitap bu. Kendi adıma çok ders çıkardığım bir kitap. Gelsin bakalım yine yüzlercesi arasından zorlanarak seçtiğim alıntılar.

"Aşkın heves değil beceri olduğunu öğrenmesi gerekecek."

"Kirsten'le evlendikten sonra sıkıntılı zamanlar yaşayıp geçim derdine düşecekler; önce bir kızları olacak, sonra bir oğulları; birinin, başkasıyla ilişkisi olacak; yeri gelecek bıkıp usanacaklar, bazen birbirlerini, birkaç kere de kendilerini öldürmek isteyecekler. Asıl aşk hikâyesi işte bu olacak." Bu alıntı kitabın bence en net ve tokat gibi olan özeti.

"Çünkü bizi mahvedecek biri varsa onun da muhtemelen evlendiğimiz kişi olduğunu çoğu insandan daha iyi biliyor."

"Rabih bir duyguyla evlenmiyor, dolayısıyla bir duyguyu sonsuza dek sabitlemiş olmuyor. Son derece özel, ayrıcalıklı ve geçici koşullarda, aynı duyguyu paylaşma şansı yakaladığı biriyle evleniyor."

"Hakiki sevgi, ilk başta sıkıntı veren ve itici görünen davranışın altında ne yatıyor olabileceğini, büyük bir fedakarlık göstererek sürekli yorumlamaya çalışmayı gerektirir."

"Ama şimdi anlıyor ki evlilik aynı zamanda da bir kurum. Tarafların duygularında geçici değişiklikler olmasına bakmaksızın yıllar yılı ayakta kalması beklenen bir kurum. Meşruiyetini, duygulardan daha kalıcı ve dayanaklı fenomenlerden alıyor; sonraki değişiklik ve düzeltmelerden etkilenmeyen ilksel bir bağlılık ediminden ve bilhassa kendilerini dünyaya getiren kişilerin gündelik tatminleriyle varoluşu gereği ilgilenmeyen bir canlı sınıfı olan çocuklardan alıyor." Yıldızlı bir tespit.

"Kimi zaman dış koşullarının gönlünden geçenlerle bağdaşmayacağını biliyor ve bunun için şükrediyor. Muhtemelen doğru yolda olduğunun bir işareti bu."

"Rabih evliliğe hazır hissediyor çünkü tam olarak anlaşılmaktan umudunu kesiyor."

"Mükemmel mutluluğun ancak ufacık, yavaş yavaş artan katreler hâlinde geldiğini biliyor - her seferinde en fazla beş dakika belki de. Buna dört elle sarılmalı insan, kıymetini bilmeli."

    - Alice Miller - Bilmek Seni Özgür Kılacak: Sevgili yazarın Yetenekli Çocuğun Dramı kitabı ile kendisine hayran olmuştum ve bu sebepten Türkçeye çevirisi olup temin edilebilir tüm kitaplarını temin ettim. Yavaş yavaş (çünkü sindirmek cidden çok zor oluyor) eserlerini okumayı planlıyorum. Bu kitapta çocuk eğitimi sırasında ufacık bir şaplak diye adlandırılan şiddetin bile çocuğun ilerleyen yaşamında nasıl kalıcı hasarlar bıraktığını, bu sebeple ebeveyn olarak dikkat etmemiz gereken hususları çok güzel bir şekilde analiz ediyor. Stalin ve Hitler gibi liderlerin davranışlarını çocukluklarına inerek açıklayıp teorilerine dayanak olarak sunuyor. Ve biz eğer bu gerçeklerle yüzleşmezsek, duygusal bir körlük içerisinde yetişkin olarak yaşamaya çalışırsak özellikle de psikosomatik hastalıklar olarak kendisini hatırlatacağını söylüyor. En önemli tespiti de gerçeklerle yüzleşip devam etmezsek biz de aynı şiddet döngüsünü ne yazık ki kendi çocuğumuz uygulayarak bu zinciri devam ettireceğimiz.

"Bu kitabı uzmanlar için değil, yaşamı üzerine kafa yoran ve önerilere açık olan insanlar için yazdım."

"Ben itaati ve bilgisizliği mutluluğun koşulu sayan bir cennetin eksikliğini hiç çekmedim. Benim için itaatkâr olmak anlamına gelmeyen sevginin gücüne inanıyorum ben."

"Ben, sadece kendimiz olabilirsek sevebileceğimize inanıyorum. Kaçmadan, maskelerin, başka yüzlerin ardına saklamadan."

"Şiddet ne kadar erken başlarsa, öğrenilen şey o denli kalıcı ve bilinç tarafından kontrol edilmesi o denli güç olur."

"Biz çocuklukta çektiğimiz sıkıntılar üstüne hiç konuşmadığımız için bunlar çoğu kez gözü dönmüş eylemlere dönüşür."

"İnsanların, kendi çocukluklarını hatırlamamalarına rağmen, ana babalarının davranışlarını nasıl şaşmaz bir şekilde kendi çocuklarında taklit ettiğini görmek beni her seferinde şaşırtır."



    NELER İZLEDİM?

    - Ayak İşleri 3. Sezon: Aşık olduğum dizilerden birinin 3. sezonunu kahkahalarla tamamladım. Yine mükemmel analizler, ince espriler ve kendime fazlası ile benzettiğim canım Evren 💜

    - Dünya Bu: Gain'in yeni dizisi olan bu yapım Gibi'nin yönetmeni, Volkan Öge, muazzam oyunculuklar, Gazapizm'in muhteşem şarkısının kullanılması derken dört gözle beklediğim bir yapımdı zaten. Henüz iki bölümü yayında ve abi ben ne izledim şimdi ya dedirtmesi garanti. Absürt komedi iyi ki var ve hep olsun.

    - Biz Kimden Kaçıyorduk Anne?: Netflix'in bol bol reklamını yaptığı 7 bölümlük bu dizi polisiye unsurları ile kendini izletiyor. Dizi izlemeye az vakit ayırmama rağmen gayet 2 günde tamamladım. Bir baş yapıt elbette değil ama izlenir.

    TİYATROLAR
    2 ay boyunca gelen devlet tiyatrolarını kaçırmadım, ama hiç özel tiyatro izleme şansım olmadı.
    - Tarla Kuşuydu Juliet: Daha önce başka bir ekipten izlediğim bu eğlenceli oyun Bursa DT'nin yorumu ile bu sefer de aşırı keyif verdi. Romeo ve Juliet kavuşabilse, evlenip çoluk çocuğa karışsa daha mı iyi olurdu acaba diye düşünüyorsanız net tavsiyemdir.
    - Yirmibironbeş Treni: Çok özetleyebileceğim bir oyun değil açıkçası ama en güzel yorumum Godot'yu Beklerken hissi verdiği olur sanırım. Sivas DT'nin bu oyununa denk gelirseniz yer yer de güldüren farklı bir deneyim için gitmenizi öneririm.

    PODCASTLER
    - Merdiven Altı Terapi: Canım Deniz Dülgeroğlu deprem sonrası bize ne olduğumuzu hatırlatan mini bir yeni bölüm eklemişken tekrar önermek istedim bu platformda. Deniz çok ufkumu açıyor, şans vermenizi dilerim.

    - Yakın İlişkiler: Uzun zamandır yakın ilişkiler psikolojisi üzerine yayınları bulunan Gizem Sürenkök ve ekibinin pandemide başlayan bu podcastini çok severek dinlemeye başladım. Kendi aralarında tartışmaları ile sıkıcı bir hâl almadan mükemmel psikolojik analizler yakalamak mümkün. Baya geriden geliyorum ama ufkum açıla açıla geliyorum.

    NELER DİNLEDİM?
    - Pera - Aşk Koydum Adını
    - Yedinci Ev- Hasanpaşa
    - Nova Norda - Bas Git
    - Ellie Goulding - Like a Saviour
    - Cihan Mürtezaoğlu - Soytarı İpi
    - Yüzyüzeyken Konuşuruz - Durmaz Akar
    - Sufle - Ne Söz Ne Saz
    - Ezhel - Paspartu
    - Gaye Su Akyol - Anadolu Ejderi albümü
    - Pera & Milat - Söyleyin Ona
    - Teoman - Nevrozumun Zindanı

    Şarkıları yine playlistimize ekledim 🍀
Umarım keyifli bir Nisan ve hafta sonu diliyorum...




Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

I'm here, again

"Aile tüm kötülüklerin iyi niyetle yapıldığı yerdir"

İKİ FOTOĞRAF VE BİR YÜRÜYÜŞLE GELEN İLHAM, STOACI EĞİLİMLER