"Aile tüm kötülüklerin iyi niyetle yapıldığı yerdir"

     Merhabalar,

    Plansız programsız sadece yeri geldiği için yazılan bir yazı bu. Başlık Aile dizisinden alıntı ama içeriği hepimizin hayatının malumu bence. Özellikle belli bir yaşa gelince kendi doğrularımızla, kendi inançlarımızla bir hayat çizmek istediğimizde ilk aileye karşı gelerek başlıyor bu. Herkes ailesini yadsısın, reddetsin demeye çalışmıyorum. Ama illa ki o yapıda bize uymayan şeyler oluyor ve biz bunları kendi hayatımıza almak istemeyince aile ile çatışma başlıyor. O çatışmadan kaçmadan, gerekirse sonuçlarını göze alarak yetişkin olunuyor bence. Yoksa aileden kopyalanan hayatı kendine uydurmaya çalışarak yaş sayısına göre yetişkin ama özünde çocuk kalarak yaşıyor ve ölüyorsun.

    Her zaman yaşamamaktansa yaşamayı seçtiği hayatın sonuçlarını ne olursa olsun üstlenenlerden oldum ben. Çok savaşlar verdim bugünkü beni inşa etmek için ve vermeye de devam ediyorum bu beni korumak için. Sadece aile değil elbette, başka birçok şey ile bu savaş ama en çok da aile ile. Hiç merak etme Tuğçe, seni korumak için bu hayatta yapmayacağım şey yok, bedeli ne olursa olsun.

    Birkaç yıldır düzenli terapiye devam ettiğim malumunuz buradan. Orada çok şeyler konuşuldu, eski sevgililer, yeni sevgililer, arkadaşlar, iş, eğitim vs. Ama aile az konuşuldu biliyor musunuz, yeri gelmedikçe anlatmadım, terapistim sordukça kaçmak için elimden geleni yaptım... Ama yeni yıla ilişkin ilk karar: Terapide bir süre gündemimiz aile. Çünkü kaçtıkça kapanmıyor yaralar ya da görmezden gelince arkada kalmıyor sorunlar, travmalar.

    Çocukluktan beri aileden yana çok travmam var, hepimiz gibi, tutup da bu yazıyı bunlarla boğmak istemiyorum. Zaten çoğu yaramız benzer. Bu yazının konusu aslında siz o çocukluk yaralarını iyileştirmek için o kadar emek verirken, neredeyse 30 olup artık kendi hayatınızı yaşamak isterken o ailenin size bırakın destek olmayı, köstek olması. Ve kabullenilmesi gereken bir gerçek daha ebeveynleriniz de dahil olmak üzere bu hayatta kimse sizi çıkarsız sevmez. Ebeveynlerinin hayal ettiği hayatı yaşamayan herkes bence bu gerçeği çok iyi biliyor.

    Yetişkinler her zaman kendi problemlerini kendi çözmeli. Yaşı kaç olursa olsun bu çocukların taraf olduğu bir tartışma zemini olmamalı. Bir çocuk hiçbir zaman kendini burada bir taraf görmemeli, bu sorunları çözmeyi kendi sorumluluğu olarak algılamamalı. Velev ki öyle gördü, öyle algıladı ise de bunları terapi ile aşmaya çalışıyorsa, bunu da büyük ölçüde başardı ise ebeveynleri tutup da onu böyle bir tarafgirliğe itmek için varını yoğunu ortaya koymamalı.

    Kendiniz yetişkin olmadı iseniz lütfen çocuk yapmayın, bu öncelikli temennim. Eğer bir çocuğunuz var ve o ilişki iyi gitmiyorsa da çocuğu gerekçe gösterip boşanmaktan kaçınmayın lütfen, zira o çocuk o berbat evlilikte daha fazla hasar alıyor. Yetişkinlerin yetişkin olduğunu kabul edip bunun sorumluluğunu aldığı, alamadığı sorumluluklarını çocuklarına yıkmaya çalışmadığı, çocuklarının en azından yetişkin olma çabasına saygı duyduğu, aile adı altında kimsenin zehirlenmediği günlerin temennisi ile... Sevgiler

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

I'm here, again

İKİ FOTOĞRAF VE BİR YÜRÜYÜŞLE GELEN İLHAM, STOACI EĞİLİMLER