MART AYINDA NELER YAPTIM?
Yeniden merhabalar! Ben bu her ay ne yaptım işini çok sevdim ve geliştirmeye karar verdim. Film, dizi, şarkı, konser, kitap vs birçok açıdan ayın seyrini yorumlayacağım. Benim için de bir nevi günlük tutmak gibi bir işlev olacak sanırım.
- YouTube: Bu ay Kafa TV'ye sardım biraz. Feyyaz Yiğit'le Sesli Düşünüyorum efsane bir konsept. Feyyaz hayranlığım zaten malumunuz ama burada yaptığı iş hem çok özgün hem de aşırı eğlenceli. 10-15 dklık videolarda şarkı yazıp kaydediyorlar ve Feyyaz'ın o nevi şahsına münhasır müziği beni yine çok eğlendirdi. Favori şarkım 1. bölümdeki Mesela, kafamda 3 gün çaldı 🙈
Yine Kafa TV'nin şimdilik 3 bölümden oluşan Dert Dinleme Servisi konsepti de aşırı eğlenceli. Can Yılmaz ile başlayan seri aşırı komik ve pek tabii Feyyaz Yiğit bölümüne muazzam güldüm. Kesinlikle devamını bekliyor olduğum seri.
YouTube'da son olarak Melikşah Altuntaş'ın kanalına sarmış bulunmaktayım. Melikşah 2 aydır baya aktif ama ben 4 yıl falan önceki videolarından başlayarak günümüze doğru geliyorum. Snapchat kayıtlarından oluşan bu eski videolar da aşırı eğlenceli ben bayıldım açıkçası. Elbette Melikşah'ın uzmanlık alanı diyebiliriz film ve diziler için, aşırı kaliteli videolar var bu konuda. 2021 film ve dizilerine ilişkin videolarından baya not aldım, izleyeceğim ilk fırsatta. Bunun dışında kutu açma, vlog gibi aşırı eğlenceli ve daha günlük videolar da var, ki ben bunlara da bayılıyorum. Ayrıca Instagram üzerinden büyük bir hayranlıkla takip ettiğim Az TT videolarını da YouTube kanalına atmaya başladı Melikşah. Muhakkak bakılmalı Az TT'lere, neredeyse her bölümde birkaç damla gözyaşı bırakıyorum. Özetle Melikşah sevgim 💜
- Konserler: Kayseri'de EKM sayesinde yüzümüz etkinlikten yana gülmeye başladı şükürler olsun. Mary Jane ve Yaşlı Amca'nın aynı gün sahne aldığı konser bana baya geldi açıkçası. Sonrasında uzun zamandır canlı dinlemeyi beklediğim Mabel Matiz konserinden aşırı keyif aldım. Ve Mart kapanışı için muazzam bir ismi bekliyorum, çocukluğumdan beri büyük bir hayranlıkla dinlediğim Yeni Türkü'yü 29 Mart'ta dinleyeceğiz umarım. Mevcut ekonomik durumda bütçenin elverdiği ölçüde gidebildiğim konserler bunlar. Bu ay daha gidemediğim nice konser oldu. Ne diyelim yine de iyi ki varsın EKM.
- Tiyatro: Bu ay Trabzon Devlet Tiyatrosu'nun Kayseri'de sahnelediği Krem Karamel'i izledim. Toplumun kadına bakış açısını muazzam bir şekilde eleştiren kaliteli bir oyundu. Bulduğunuz yerde izlemenizi tavsiye ederim.
- Yeni Müzik Radarım: Bu ay Yeni Türkü Zamansız albümünü dinledim çokça. Her yorumu beğenip dinlediğimi söyleyemem ama Mabel Matiz-Nerelere Gideyim'e tek kelime ile bayıldım. Birkaç tane daha beğendiğim yorum var ve biraz daha dinler gibiyim onları.
Lalalar-Abla Deme Lazım Olur yine Mart ayında çıktı. Eğlenceli elbette ama Lalalar'ın daha çok sevdiğim şarkıları var açıkçası. Albümü dört gözle bekliyorum, bakalım neler gelecek.
Emir Can İğrek-Felfena yine yana yakıla beklediğim, bir günde ezberlediğim, tüm ay 13516135 kez dinlediğim ve eminim daha çok dinleyeceğim bir şarkı.
Anıl Piyancı & Kaan Boşnak-Taksim yine muazzam bir düet, bu ikilinin düetlerine tek kelime ile bayılıyorum. Güzel bir günümüz ve İstanbul'u ne hâle getirdik şarkısı. Yürüyüşlere fazlası ile eşlik edecek bu şimdiden belli.
Canozan & Damla Eker-Uykuya Dalmadan keyif aldığım bir düet oldu. Canozan'ın bazı şarkılarına bazı dönemler sardığım gibi buna da sarar gibiyim.
Dolu Kadehi Ters Tut-Hiç İyi Değilim bana iyi ki aşk acısı çekmiyorum bu dönem dedirten şarkı. Çok iyi ama cidden çok riskli, aşk acısı çekenleri dağlar geçer, neyse ki ben ayıla bayıla dinliyorum.
Veee sona dört gözle beklediğim cağnım Birkan Nasuhoğlu'nun ilk tekli albümü "ne çok şey birikti içimde"yi bıraktım elbette 🌹BAYILDIIM. 7 şarkıdan oluşan bu albümde bizim için esasında 4 yeni şarkı var. Çünkü Gül'ü tekli olarak öncesinde yayınlanınca milyonlarca kez dinlemiştik. Yollar Bitmez de çok daha öncesinde bayılarak dinlediğimiz bir şarkı, akustik versiyonu da albümde yer almakta. Her Yanım, Bir Masaldık Sadece, Aşığım Ben, Burada Yaşamak Çok Zor bu albüm ile tanıştığımız 4 yeni şarkı. Seçim yapmak gerçekten çok zor ama sanırım bu dörtlü içinde benim favorim Her Yanım oldu.
- Dizi: İlk sezonunu izleyip bayıldığım ve düzenli olarak 2. sezonunu takip ettiğim yeni favorim Ayak İşleri. Aşırı güldüğüm bir iş gerçekten. Net tavsiyemdir. Gain'den izleyebilirsiniz.
Elbette herkes gibi ben de koşarak Netflix'in yeni dizisi Pera Palas'ta Gece Yarısı'nı izledim. Çok kaliteli diyemeyeceğim ama bir Netflix taktiği olarak sürükleyici. Bir boş zamanda arka arkaya izleyip bir iki gecede tüketilebilir. Herkes gibi Atatürk sahneleri beni de bir miktar duygulandırdı, güzel bir yönü idi dizinin.
Ve belki ciddi olamazsın diyeceksiniz ama ben Sherlock izlememiştim. Her gün akşam bir bölüm izleyerek arka arkaya sezonları yuvarladım ve elbette ki bayıldım. Muazzam bir iş, keşke daha devam edebilse imiş diye yutkunup bu bahsi kapatıyorum.
- Film: Bir Netflix filmi olan The Dig (2021) benim çok sevdiğim bir iş oldu. Özellikle benim gibi arkeolojiye meraklı iseniz oldukça ilginizi çekecek bu film aynı zamanda birçok yönü ile güzel bir drama tadını da taşıyor. Kesinlikle tavsiye edeceğim bir film.
Muazzam ödüller toplamış olan The Power of The Dog (2021) da izlediğim filmler arasında idi. Mükemmel bir oyuncu kadrosu, çok güzel bir toksik maskülenlik eleştirisi, western sevenleri de eminim çok mutlu edecek bir film. Elbette çok başarılı ancak film beni biraz yordu izlerken, bir ara verme ihtiyacı hissettim, öyle tamamlayabildim. Ancak o kadar ödül alan bir filmi daha fazla eleştirmek beni aşar diyerek burada bırakıyorum.
Ve elbette tek sevdiği süper kahraman Batman olan biri olarak sinemada The Batman izledim. En sevdiğim Batman yorumu diyemem ancak yönetmenin Batman bakışını genel olarak beğendim. Filmin ilk yarısı çok hareketli ve başarılı idi, ikinci yarı hikâyenin tamamlanabilmesi adına tempo biraz düşse de 3 saatlik bir film için sıkmadan izlettirdiğini çok net söyleyebilirim. Ama tabii ki de en büyük eleştirim Robert Pattinson'dan belki zorlarsak Batman olur ama asla Bruce Wayne olamamış. Yine de bir Batman yorumu daha izlemek bana genel olarak iyi geldi. Ve elbette döndük Nirvana - Something In The Way dinlemeye başladık yeniden.
- Kitap: Yoğun çalıştığım bir ay olması nedeniyle kitap açısından ne yazık ki verimli bir ay olmadı. Yalnızca 3 kitap tamamlayabildim.
Murat Menteş'in Fink'i okuduktan sonra, o tadı bir kere alınca diğer kitapları da okumaya başladığımı önceki yazımda da söylemiştim. Bu ay da Dublörün Dilemması'nı tekrar okudum. Muazzam bir aksiyon ve enfes bir üslup ile sevgili Menteş'in her kitabı gibi tavsiyemdir.
Tam ben tekrarlara düşmüştüm ki canım Murat Menteş Derde Deva Randevu 3'ü çıkardı. Hakan Karataş'ın muhteşem çizimlerinin eşlik ettiği bu seride sevgili Menteş geçmişe giderek birçok yazar/şair ile sohbetler ediyor. Bu sohbetlerin en güzel özelliği ilgili yazar/şairin sözlerinden alıntılardan oluşması. Serinin bu 3. kitabında Ömer Hayyam, Charles Dickens, Fatma Aliye, Stefan Zweig, Abdülhak Şinasi Hisar, Isaac Asimov, Susan Sontag, Oğuz Atay, Tomris Uyar yer alıyor. Bir solukta okudum. Edebiyat dünyası ile içli dışlı olan herkese Derde Deva Randevu serisi mutlaka tavsiyemdir. Takdimde serinin 10-11 kitap olarak planlandığını öğrenmek beni aşırı mutlu etti, kısa zamanda 4.ye kavuşmak dileği ile...
Mart ayının son kitabı ise Prof. Dr. Hakan Türkçapar'ın Depresyondan Çıkış Yolu oldu. Kişisel gelişim kitabı sevmediğimi bu blogda sık sık dile getiriyorum, ancak "kendi kendine yardım kitabı" olarak geçen bu seriler zaten o kategoriye girmiyor, daha psikoloji ve psikiyatri alanlarına yakın kitaplar. Hakan hocanın kalemini seviyorum, açık, anlaşılır ama bir o kadar da bilgilendirici. Depresyonda olmasak dahi hepimize iyi geleceğine inandığım bir kitap.
UMARIM NİSAN AYINDA DAHA DOLU DOLU BİR YAZI İLE GELEBİLİRİM.
HERKESE GÜZEL BİR PAZAR AKŞAMI VE ÇOK GÜZEL GEÇECEK BİR NİSAN AYI DİLİYORUM...
.png)
.png)
.png)










Yorumlar
Yorum Gönder