ŞUBAT AYIM 🌿 İzlediklerim Gibi 2. Sezon Yayımlanan Bölümler: Gibi tutkumu beni tanıyan ya da az buçuk sosyal medyadan takip eden herkes bilir. Elbette 2. sezonun her hafta gelen bölümlerini koşarak izliyorum. Feyyaz Yiğit'in büyük hayranı olmam, bayıldığım düzeyde absürtlük, durum komedisi, Türkiye gerçekleri, bir şeyleri göze sokmadan olduğu gibi anlatmak vs vs burada sayfalarca Gibi övebilirim. Türkiye'de yapılan en sağlam işlerden, tereddütsüz tavsiye. Disenchantment 4. Sezon: Buraya ilk 3 sezona ilişkin bir yazı paylaşmıştım, tabi ki gelir gelmez 4. sezonu da kısacık bir sürede hunharca tükettim. Benim aykırı prensesim Bean'in bu sezon hikayeleri de enfes, belki bu sezona da ayrı yazı hazırlayabilirim. Ama bu yazı için kısaca şunu söyleyebilirim ki çok daha derinlere inilen bir sezon olmuş, hikayenin katmanlaşması beni sevindirdi. Elbette bu sezon da tavsiye. İki Şafak Arasında-2021: Yönetmen Selman Nacar'ın ilk uzun metrajlı...
Kayıtlar
Şubat, 2022 tarihine ait yayınlar gösteriliyor
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
KORKUYU BEKLERKEN Bugün daha farklı bir konseptte pazar yazısı kaleme alacağım, keyifli bir durum benim için. Oğuz Atay'ın Korkuyu Beklerken öyküsünü tiyatro sahnesinde izledim ve bunun üzerine birkaç kelam edeceğim. Oğuz Atay'ın Korkuyu Beklerken kitabında toplamda 8 adet öykü yer almakta. Bu öykülerden üçüncüsü kitap ile aynı adı taşıyan "Korkuyu Beklerken". Diğer öyküler de kuşkusuz benim hayranlıkla okuduğum eserler. Ama Korkuyu Beklerken öyküsü oldukça farklı gerçekten. İnsanlardan hem ruhen hem de bedenen oldukça uzaklarda yaşayan, korku dolu bir adamın gelen bir mektup ile hayatının hepten alt üst olması ana teması. Korkuyu Beklerken yönetmen Doğukan Uludağ tarafından sahneye konulmuş, oyuncu da kendisi aynı zamanda. 18 Şubatta Kayseri'de 100. sahnelenmesine tanık olmak çok güzeldi. Öykü çok keskin duygu geçişleri barındırıyor ve Doğukan Bey bunun hakkını ziyadesi ile verdi. Öyküyü okurken (tiyatro öncesi hatırlatm...
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
ROBIN NORWOOD - AŞIRI SEVEN KADINLAR Blog yazılarında hep beğendiğim şeylere yer vermeyi samimiyetsiz buluyorum, o yüzden beğenmediğim kitaplara, dizi ve filmlere de ufak da olsa bir yazı hazırlamak, en azından neden beğenmediğimi bir nebze paylaşmak daha isabetli geliyor. Bu türün ilk yazısı da Aşırı Seven Kadınlar hakkında oldu. Kitaba birkaç arkadaşımın tavsiyesi üzerine başladım ancak en başından beri önyargılı olduğumu inkar etmeyeceğim. Kitabı sonuna kadar okumayı başardım. Danışanları ile olan görüşmelerini aktardığı kısımlar kendini okutuyor, akıcı. Ancak kitabın üzerinde her ne kadar kategorisi psikoloji olarak belirtilmekte ise de temelde kişisel gelişim kategorisine daha yakın olduğunu söyleyebilirim. Ve ne yazık ki yazarın kitapta dayandığı kuram yetersiz kalıyor. Psikoloji biliminin ilerlemesini, yeni ve daha tutarlı teorileri hiç gözetmeksizin yazar aşırı Freudyen bir bakış açısına sahip. Sevme ve bağlanma ...
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
DISENCHANTMENT: 4. SEZONA GİDERKEN Disenchantment aykırı prensesimiz Tiabeanie'yi ( yazının devamında dizide de daha çok kullanılan Bean kısaltmasını tercih ettim ) merkez alarak Dreamland Krallığı'nı bizlere esprili bir dil ile sunan ve mizahını oldukça kaliteli bulduğum bir dizi. 9 Şubat tarihinde 4. sezonun geleceği müjdesini alınca ilk 3 sezon üzerinden bir yazı hazırlamak istedim. Disenchantment'in kelime olarak tercümesi karşımıza "büyü bozumu", "büyüyü çözme", düş kırıklığı", "gözünü açma" olarak birçok farklı şekilde çıkıyor. Ve dizinin tamamını düşününce bence tüm anlamlar içeriği karşılayabilir nitelikte. Dizinin mizahı benim mizah anlayışımı oldukça tatmin eden bir tarzda başta da belirttiğim üzere. Ama diziyi sadece komedi olarak görmek eksik kalır gibi. Bu yüzden bölümlerden örnekler sunarak biraz diziyi incelemek istedim. YAZININ BURADAN SONRASI BİR MİKTAR SPOİLER İÇEREBİLİR Dizide birço...