Pedro Alonso O'choro - Filipo'nun Kitabı
Çok enteresan bir kitap ile geldim. Gerçekten iki gündür bu yazıyı erteledim ne yazacağımı kafamda oturtamadığım için. Pedro severek takip ettiğim biri, Berlin hayranlığı ötesinde çizimleri ve paylaşımları ile gerçekten ilgimi çeken birinin kitabını da elbette okudum. Öncelikle çeviri konusunda biraz hayal kırıklığı yarattı. Yer yer çevirinin beni içsel olarak tatmin etmediği anlar yaşadım, belirtmeden geçemem.
Gelelim konuya, kitabın ana teması reenkarnasyon. Farklı inançların farklı şekillerde adlandırdığı farklı yaşamları deneyimlemeyi Pedro'nun sevgilisi Tatiana regresyon seansları hâlinde mümkün kılıyor. Ve Pedro kendini başka bir yaşamda Filipo olarak buluyor ve seanslarda gördükleri ile bu kitabı yazıyor. Bu sebeple aslında bu kitap Filipo'nun kitabı.
Filipo Romalı bir asker, bir stratejist. Görevi bir isyankâr olarak kabul edilen Yilak'ı açığa çıkarmak. Yilak temelde sürekli seyahat ederek kendine inananlara vaazlar veren bir "haham". Fakat Filipo, Yilak ile ilk karşılaştığı andan itibaren kontrolü yitiriyor ve görevi unutup onunla derin bir bağ kurarak ekibe dahil oluyor.
Filipo gibi tamamen mantıkla hareket eden, askeri bakış açısına sahip birinin Yilak gibi fazla mistik ve yaptığı şeylerdeki amacı hiçbir zaman başından anlaşılamayan birine sorgusuz itaati beni oldukça şaşırttı kitap boyunca. Ben de hayata olabildiğince mantıkla yaklaşmaya çalışan bir insan olarak Filipo'nun yerinde olsam böyle bir dönüşüm yaşayabilir miydim, yoksa bir noktada mantıksız gelip çekip gider miydim sorusunu kitabı okuduğum süre boyunca içimde çevirip durdum. Hâlâ da net bir yanıtımın olduğunu söyleyemem.
Yilak pasif direnişi, otoriteye karşı gelişinde kendine has duruşu, ölümüne bile direnmeyişi, yaydığı hayat görüşü ile oldukça ilginç bir karakter. Ama gizemleri ile öldüğüne inanıyorum. Yilak'ın temelde inandığı ve uğruna savaştığı şeyler benim kanaatimce kitapta gösterilenden çok daha fazlası. Yilak'ı daha fazla tanıyabilmek isterdim.
Kitapta Yilak'ın Filipo'yu içsel bir değişime, ruhsal bir yolculuğa çıkarması beni en çok etkileyen kısımlardı. Fakat kitaba bayıldım ya da şöyle mükemmeldi diyemiyorum. Bu kitap kötü demek değil asla. Ama gerçekten bu kitabın bendeki en net tanımı "çok enteresan bir kitap".
Pedro bir 2. kitabın gelme ihtimali olduğunu bize Sonsöz'de söylüyor. Yilak'ın ölümünden sonra dağılan Filipo temasını işleyebileceğini belirtiyor. Bekleyip göreceğiz. Ben yazıya kitabın sonunda kuşe kağıda basılı olarak yer alan Tatiana ve Pedro'nun illüstrasyonlarından çok sevdiğim ikisine (ki biri kitabın kapağından yer alıyor aynı zamanda) ve kitaptan çok hoş alıntılara yer vererek son veriyorum🍀
"Zaten yaşamayı öğrenmek insanın kendi merkezinde olmayı öğrenmesi değil midir?" s. 14
"Sen ne benim ne de bir başkasının sana öğretemeyeceği her şeyi kendi yolunla öğrenmek için yaratıldın." s. 41
"Eğer uzayda belli bir yer kaplıyorsan en bilinmeyen mekân bile ruhun yolculuğu için bir araca dönüşebilir. Eğer şu anda, bulunduğun yerde, niyetin bir tapınak bulmaksa her şey olması gerektiği şekle bürünür." s. 59
"Kararlılığı beni benden alıyor. Zamanı durdurma şekli. Onu kullanma şekli." s. 86
"İçinde bulunduğun durumu kabul ettin. Bir insan tüm hayatı boyunca içinde bulunduğu durumu inkâr edebiliyor." s. 96
"Ruhumuzda bir engel var." s. 98
"Sen aslında olmadığını söylediğin kişisin." s. 126
"Artık kelimeleri boşa harcamayı bırakmanın zamanı gelmedi mi?" s. 154
"İnsanlar beni yüzüstü bırakıyor. s. 231
"Ben kendi ruhumun hırsızıyım." s. 237
Yorumlar
Yorum Gönder