Dr. David D. Burns - İyi Hissetmek
İyi Hissetmek geçen senenin bahar aylarında anksiyete ve kaygı durum bozukluğu nedeniyle aldığım tedavi sırasında psikiyatristimin bana daha ilk seansta "madem kitap okumayı seviyorsun" diyerek ilk önerisi olmuştu. Bilişsel davranışçı terapiyi benimseyen Dr. Burns'ün "okuma terapisi (bibliyoterapi)" olarak adlandırdığı terapi içerisindeki "kendine yardım kitapları"ndan birisi İyi Hissetmek. Baştan şunu söylemek istiyorum, şahsen kişisel gelişim adı altındaki kitaplardan hoşlanan biri değilim. Ancak bu kitap da bu kategoriye konulabilecek bir kitap değil. Psikonet Yayınları genel olarak beğendiğim ve yine bilişsel davranışçı terapi üzerine çalışan psikiyatristimin sevdiği psikolojik eserler yayınlamakta.
Kitap daha giriş kısmında bilişsel terapinin yeni bir türü olan bibliyoterapinin ilaçla tedavinin bir alternatifi olmak gibi bir iddiada olmadığını, ancak özellikle depresyon ve anksiyete gibi bazı hastalıklarda yapılan araştırmalar ile tamamlayıcı ya da destekleyici rolünün büyüklüğünü gözler önüne seriyor. Bende Şubat 2021, 50. Basım olan kitabın 42. sayfasında Burns'ün kendi hazırladığı ve günümüzde uygulaması oldukça yaygın olan Depresyon Ölçeği yer almakta. 25 sorudan oluşan bu ölçeği rahatlıkla uygulayıp puanları toplayarak depresyon düzeyinizi belirleyebiliyorsunuz. Tedavim sona erdikten sonra da kendimi kötü hissettiğim anlarda bu ölçeği yapıp depresyon seviyemi tespit ederek yol almayı tercih ediyorum açıkçası.
"Sahip olduğumuz her kötü hissin çarpıtılmış olumsuz düşüncelerimiz" olduğunu belirten yazar, bendeki baskıda s. 55-70 arası zihnimizin en sık yaptığı çarpıtma metotlarını inceliyor. Bu bölümün benim üzerimde inanılmaz etkisi oldu. Bana aşırı derecede mantıklı ve tutarlı gelen düşüncelerimi aslında ne kadar da basit çarpıtmalarla ürettiğimi fark etmek sarsıcı idi.
Kitap sorunları ortaya koyduktan sonra çözümlere ilişkin yollar sunuyor. Kitabın bendeki baskısında 85. sayfada bir tablo yer almakta. Bu tablo özetle bizi kötü hissettiren durumu ifade etmemiz ile başlıyor. O anki durumu kendimizce tanımladığımız bir cümleyi kağıda yazıyoruz. Akabinde bu duruma eşlik eden duygumuzu yüzdelikle belirterek yazıyoruz. Sonrasında bu durumu zihnimizde yaratan çarpıtmaları tespit edip kağıda ekledikten sonra bu durumu daha mantıklı, çarpıtılmamış olarak tekrar ifade etmeye çalışıyoruz. Sonrasında bu mantıklı yeniden ifade ile hissettiğimiz duyguları tekrar yüzde olarak ifade ediyoruz. Ben ne zaman yapsam her mantıklı ifade ile birlikte olumsuz duygularımda yüzdelik olarak keskin azalmalarla karşılaştım. Çünkü kanaatimce kağıtta görmek insanı daha makul bir düzeye getiriyor ve problemi daha açık bir şekilde gözler önüne seriyor. İçinizden geçeni duyuyor gibiyim, çünkü ben de ilk bunu düşündüm, "ee başka işim gücüm yok, her olumsuz durumu sürekli kağıda yazıp sürekli bunu mu yapacağım?". Evet başta bunu sürekli kağıda yazarak yapmak daha doğru, ilk birkaç seferde sıkıcı gibi gözükse de gerçekten etkili olduğunu tüm tecrübelerim ile söyleyebilirim. Zaten bir süre bunu yazarak yaptıktan sonra zihin böyle düşünmeye alışıyor ve yazmadan da çarpıtmalarınızı fark edip daha makul düzeyde ifade etmeye başlıyorsunuz.
Kitapta yazarın kendi danışanları üzerinden örnekler ile yaptığı açıklamalar hem daha kolay anlaşılmasını hem de bazı durumlarda bazı danışanlar ile özdeşim kurmanızı sağlıyor ve kitabın akıcılığına büyük hizmet ediyor.
Kitabın bendeki basımında s. 162-163'te Novaco Öfke Ölçeğini yazarın 80 sorudan 25 soruya indirgediği bir envanter yer almakta. Kendimi fazla öfkeli sandığım bir evreden ölçek sonucunda yaşamın getirdiği sıkıntılara ortalama bir öfke ile yanıt verdiğimi görmek beni fazlası ile mutlu etmişti. Yazarın devamında öfke üzerine anlatımları ve çözüm önerileri de oldukça tatmin edici.
Kitabın bendeki basımında s. 272-278'de İşlevsel Olmayan Tutum Ölçeği yer almakta, 35 maddeden oluşan bu ölçek sonucu puanlara göre "kendi kişisel-felsefe profilimiz" ortaya çıkmakta ve devamında yazar bu puanları yorumluyor. Benim zihnimi oldukça genişleten bir bölüm olmuştu. Özellikle mükemmeliyetçilik sorunuma ciddi yanıtlar bulabilmiştim.
Birkaç ay sonrasında düşük dozlu antidepresanımı da bırakarak tedavimi tamamlamıştım. Ama ilaç tedavisinden ziyade psikiyatristimle bilişsel davranışçı terapiyi kullanmamızın daha etkili olduğunu düşünüyorum. İyi Hissetmek de benim için bu sürecin bir parçası. Bazı çarpık düşüncelerimden kurtulmam, daha doğru ve makul düşünmeye başlamam, problemlerimi tespit edip üzerine gitmem bana çok iyi geldi ve gelmeye devam ediyor.
Hayat düz bir çizgi değil, yer yer düşüyor ve tekrar kalkıyoruz. Beni iyiye götüren sürece tüm katkılarınız için teşekkürler Dr. Burns ve İyi Hisssetmek...🍀
Yorumlar
Yorum Gönder